Copyright © www.avrasyaturizm.net   her hakkı saklıdır
HAC   UMRE   KUDÜS  KÜLTÜR TURLARI
  Hac Nedir ?  Nasıl Eda Edilir ?  Hac,   zaman   olarak   Hicrî   takvime   göre   hac   ayları   denilen   Şevval   ve   Zilkade   ayları   ile   Zilhicce   ayının   ilk   on   gününde      yapılan   bir   ibadettir.   Kelime   anlamı   itibariyle   ziyaret   etmek   anlamına   gelen   ‘Umre’   ise,   “Belirli bir   zamana   bağlı   olmaksızın      ihrama   girerek   Kâ’be’yi   tavaf   etmek,   Safa   ile   Merve   arasında   sa’y   yapmak   ve   tıraş   olup   ihramdan   çıkmaktan”   ibarettir.   Hacca,   Şevval   ve   Zilkade   aylarından   itibaren   başlanabilirse de, ulaşım imkanlarının kolaylaştığı günümüzde hac,  genellikle Zilhicce ayının ilk on gününde yapılmaktadır. Hac, İfrad, Temettu ve Kıran haccı olmak üzere üç şekilde  yapılmaktadır. İfrad haccı,  umresiz yapılan hacdır. Aynı yılın hac ayları içinde, hacdan önce umre yapmaksızın hac niyetiyle  ihrama girilir ve yalnızca hac yapılırsa ifrad haccı yapılmış olur. Temettu haccı , aynı yılın hac ayları içinde önce umre yapıp ihramdan çıktıktan sonra yeniden hac için ihrama  girerek yapılan hacdır. Kıran haccı,  aynı yılın hac ayları içinde umre ve hacca birlikte niyet ederek ikisini aynı ihramla yapmaktır.  Ülkemiz hacılarının çoğu Temettu haccını tercih ettikleri için, burada haccın anlatımında Temettu haccı esas  alınacak,  sonra da Kıran Haccı ve İfrad Haccının farklarına kısaca işaret edilecektir. A. Temettu Haccı’nın yapılışı Hava   yoluyla   doğrudan   Mekke’ye   gidecekler,   uçağa   binmeden   önce   hava   limanında   ihrama   girerler.   Önce   Medine’ye   gidenlerin   ise,   hava   limanlarında   ihrama   girmeleri   gerekmez.   Onlar   daha   sonra   Mekke’ye giderken ihrama  girerler.    İhram   :   İhrama   girmeden   önce   genel   bir   vücut   temizliği   yapılır.   Tırnaklar   kesilir,   gerekiyorsa   koltuk   ve   kasık   altı   temizliği   yapılır,   saç   ve   sakal   düzeltilir   ve   mümkünse   gusledilir,   değilse   abdest   alınır.   Bu   gusül temizlik   amacıyla   yapıldığı   için   özel      durumda   olan   bayanlar   da   guslederler.   Varsa   güzel   koku   sürülür.         Erkekler,   iç   çamaşırları   da   dahilormal   giysilerini   çıkarır,   sadece   “izar”    ve   “rida”   denilen   iki   parça   ihram örtüsüne      bürünürler.   Bunların   beyaz   renkli   ve   yeni   olması   uygundur.   Başlarını   açık   tutarlar,   çoraplarını   ve   ayakkabılarını   çıkarırlarsa      da,   ayaklarına   terlik   ve   benzeri   şeyler   giyerler.   Bayanlar   ise   normal kıyafetlerini   değiştirmezler.   Çorap,   ayakkabı   ve   eldiven      giyebilirler.   Yüzlerini   açık   bırakarak   başlarını   örterler.      Şayet,   mekruh   bir   vakit   değilse,   iki   rek’at   “ihram   namazı”   kılınır.   Namazın   ilk   rek’atinde,   Fatiha’dan sonra "Kâfirûn",  ikinci rek’atinde "İhlâs" sûrelerinin okunması güzel olur.  Namazdan sonra niyet edilmesi ve Telbiyenin söylenmesiyle  ihrama girilmiş olur.    Niyet      :   “Niyet”,   kişinin,   yapacağı   hacca   zihnen   karar   vermesidir.   Temettu   haccı   yapacak   kişi,   ilk   önce   umreye   niyet   eder.Niyetin   “Allahım!   senin   rızan   için   umre   yapmak   istiyorum.   Bunu   kolaylaştır   ve   kabul eyle”  şeklinde dil ile söylenmesi de  güzel olur. Niyet yapıldıktan sonra Telbiye ’yi söyler.  Telbiye   :       “Lebbeyk   Allahümme   lebbeyk,   lebbeyke   lâ   şerîke   leke   lebbeyk,   innel   hamde   ve’n-ni’mete   leke   ve’l-mülk,   lâ   şerîke      lek”   sözleridir.      Anlamı:   “Buyur   Allahım   buyur!   Emrindeyim   buyur!   Senin   hiçbir ortağın   yoktur.   Emrindeyim   buyur!   Şüphesiz   hamd      sana   mahsustur.   Nimet   de   senin,   mülk   de   senindir.   Senin   hiçbir   ortağın   yoktur.”   Özel   hallerinde   bulunan   kadınlar,   Mekke’ye   varış   durumlarına   göre   şayet adetleri bitmeden Arafat’a çıkmak zorunda  kalacaklarsa, ifrad haccına niyet etmelidirler.  İhram   Yasakları   :    İhrama   girildiği   andan   itibaren   ihramdan   çıkıncaya   kadar   “ihram   yasakları”   olarak   ifade   edilen   bir   dizi   fiil   ve   davranıştan   uzak   durulması   gerekmektedir.   Başkalarına   zarar   vermek,   kavga etmek,   sövmek,   kötü   söz   ve   davranışlarda      bulunmak;   Harem   denilen   bölgenin   (Mekke   ve   çevresinin)   bitkilerini   kesmek,   koparmak;   erkeklerin   ihram   örtülerinin      dışında   elbise   giymesi,   başlarını   ve   yüzlerini örtmeleri,   eldiven,   çorap,   ayakkabı   giymeleri;   tırnak   kesmek,   saç   sakal   tıraşı   olmak,   vücudun   herhangi   bir   yerindeki   kılları   koparmak   veya   kesmek,   saç   sakal   ve   bıyıkları   yağlamak,   boyamak,   oje   ve   ruj     kullanmak,   vücuda   veya   ihram   örtüsüne   koku   sürmek   ve   parfüm   kullanmak;   eşiyle   ilişkiye   girmek   veya   buna   yol   açacak      davranışlarda   bulunmak,   şehevi   duyguları   tahrik   edici   şeyleri   konuşmak…   Bütün bunlar   ihramlı   için   yasaktır.   Bu   yasaklara   uymayanlara   yasağın   durumuna   göre   bir   takım   cezalar   gerekir.   Bu   cezalar,   en   hafifinden   en   ağırına      doğru   bir   miktar   sadaka   vermekten,   yapılacak   haccın   iptal olmasına kadar uzanır ki ihtiyaç durumunda bu hususlar, ilgili  kitaplardan veya din görevlilerinden öğrenilmelidir.   İhramlı   iken   Yasak   Olmayan   bazı   Fiil   ve   Davranışlar   :   İhramlının   yıkanması,   kokusuz   sabun   kullanması,   diş   fırçalaması,   diş   çektirmesi,   kırılan   tırnağı   ve   zarar   veren   bir   kılı   koparması,   kan   aldırması, iğne   yaptırması,   yara   üzerine   sargı   sardırması,   kol   saati,   yüzük   ve   bilezik   takması,   kemer      kullanması,   omuza   çanta   asması,   yüzü   ve   başı   örtmeden   üzerine   battaniye,   pike   ve   benzeri   şeyler   alması,   palto   ve     benzeri giysileri giymeksizin omuza alması yasak değildir. Kutsal   İklime   Giriş   :   İhrama   giren   hacı   adayları,   Telbiye ,   Tekbir ,   Tehlil    ve   Salavat -ı   şerife   söyleyerek   ve   samimiyetle   dua   ederek   yola      devam   ederler.   Mekke’ye   vardıklarında   kutsal   iklime     ulaştıklarından   dolayı   Yüce   Allah’a   şükrederler.   Mekke’de   otele   yerleştikten   sonra   kafilenin   programı   doğrultusunda   Telbiye    ve   Tekbir    getirerek   Harem-i   Şerif’e      giderler.   Tavafa   başlamadan   evvel   Telbiye   yi kesip, Tekbir , Tehlil  ve duaya devam ederler. Daha sonra “Umre tavafı”nı  yaparlar.  Tavaf   :      Tavaf,   Hacer-i   Esved   köşesi   hizasından   başlayarak   usulüne   göre   Kabe’nin   etrafında   ibadet   kasdıyla   yapılan   yedi   dönüşten   (şavt)   oluşmaktadır.   Tavafa   başlamadan   önce   erkekler,   vücudun   üst   kısmına örtülen   peştemalin   bir   ucunu   sağ   koltuk   altından   geçirerek      sol   omuza   atarak   sağ   kolu   omuzla   birlikte   açıkta   bırakırlar   (Iztıba).   Bu   sadece   peşinden   sa’y   yapılacak   tavaflarda   söz      konusudur.   Tavaf   bitince omuz   kapatılır.      Temettu   haccına   niyet   eden   bir   kişi,   ilk   önce   umre   tavafı   yapar.   Bunun   için   Hacer-i   Esved   hizasına   gelmeden:      “Allahım!   Senin   rızan   için   umre   tavafı   yapmak   istiyorum.   Bunu   kolaylaştır   ve kabul   eyle”   diye   niyet   eder.   Kabe   kişinin   sol   tarafında   kalacak   şekilde   Hacer-i   Esved’in   hizasına   doğru   gidilir,   bu   esnada   Tekbir ,   Tehlil    getirilir   ve      dua   edilir.   Hacer-i   Esved’in   hizasına   varılınca   eller,   içleri Kabe’ye   doğru   olacak   şekilde   namaza   durur   gibi   omuz   veya   kulak      hizasına   kadar   kaldırılıp   “Bismillahi   Allahu   Ekber”   denildikten   sonra   Hacer-i   Esved   selamlanır   (istilam).   Aslında   istilam,      elleri   Hacer-i   Esved’in üzerine   koyup   onu   öpmek   demek   ise   de,   hac   mevsiminde   bu   mümkün   olmamaktadır.   Bu   sebeple      Hacer-i   Esved’e   uzaktan   elle   işaret   edilir.   Hacer-i   Esved   istilamedilirken   durup   beklememelidir.   Çünkü   tavafın akışı   içinde      Hacer-i   Esved’i   istilam   için   bekleyenler,   izdihama,   bu   ise   kişinin   üzerine   kul   hakkı   geçmesine   sebep   olmaktadır.   Hacer-i   Esved’i   istilam   etmek   sünnet,   başkalarına   eziyet   etmek   ise   haramdır.   Sünneti yerine   getireceğim   diye   insanlara   eziyet      vermekten   ve   böylece   haram   işlemekten   şiddetle   sakınılmalıdır.   Tavafa   başlarken   ve   her   şavtın   başında   çeşitli   dualar   okunur.   Bu   dualar   okunmasa   da   tavaf   geçerlidir. Ancak   tavafın   Kur’an   tilaveti,   dua   ve   zikirle   yapılması   güzel   olur.   Tavafın,   Hatim   (Kabe’nin   kuzey   tarafındaki   yarım   daire   şeklindeki      duvar)ın   dışından   yapılması   gerekir.   Tavafın   ilk   üç   şavtında   erkekler   kısa adımlarla   koşar   gibi   çalımlı   yürür   (Remel).      Remel,   sadece   arkasından   sa’y   yapılacak   tavaflarda   yapılır.   Tavaf   esnasında   bağırarak   dua   etmek   uygun   değildir.   Bu   durum,   orada   huşu   içinde   tavaf   yapan   bazı insanları      rahatsız   edebilir.   Önemli   olan   duanın   içtenlikle   yapılmasıdır.   Tavaf   esnasında   dua   edilir,   Tekbir    ve   Tehlil    getirilebilir.   Tövbe   ve   istiğfarda   bulunulur.   Yüce   Allah   zikredilir.   Kur’an      okunur.   Özellikle Kur’an’dan   dua   ayetleri   okunması   güzel   olur.   “Yemen”   köşesine   gelindiğinde,   bu   köşenin   de   selamlanması   güzel   olur.   Yemen   köşesi   ile   Hacer-i   Esved   köşesi      arasında   “Rabbimiz!   Bize   dünyada   iyilik   ver. Ahirette   de   iyilik   ver.   Bizi   cehennem   azabından   koru.   İyilerle   birlikte   cennete      koy.   Ey   mutlak   güç   sahibi!   Ey   günahları   çok   bağışlayan!   Ey   alemlerin   Rabbi!”   duası   okunur.   Böylece   Hacer-i   Esved   köşesinden başlayan   360°   lik   ilk   dönüş,   tekrar   Hacer-i   Esved   köşesi   hizasına   varılınca   tamamlanmış   olur.   Beklemeden   tekrar   Hacer-i   Esved   selamlanarak   ikinci   şavta   devam   edilir.   Diğer   şavtlar   da   aynı   şekilde      yapılır   ve yedinci   şavtın   sonunda   Hacer-i   Esved   tekrar   istilam   edilerek   tavaf   bitirilir.   Sonra   –izdihama   neden   olmamak      kaydıyla-   Makam-ı   İbrahim’in   arka   taraflarında   iki   rekat   tavaf   namazı   kılınır.   Oranın   müsait olmaması   durumunda   tavaf   namazı   başka   uygun   bir   yerde   kılınır.   Tavaf   namazının,   kerahat   vakti   değilse   tavafın   hemen   peşinden   kılınması   daha   iyidir.         Tavaf,   kesintisiz   olarak   yapılır.   Tavaf   sırasında   farz namaz   için   kamet   getirilmesi,   abdestin   bozulması,   ya   da   tavafı      kesmeyi   gerektiren   başka   bir   mazeretin   ortaya   çıkması   gibi   durumların   dışında   tavafa   ara   verilmemelidir.   Tavaf      namazından   sonra   dua   edilir   ve zemzem içilir.    Sa’y   :      Sa’y   yapacak   kişi,   Hacer-i   Esved’i   istilam   ederek   Safa   tepesine   yönelir.      “Allahım!   Senin   rızan   için   umre   sa’yini   yapmak   istiyorum.   Bunu   kolaylaştır   ve   kabul   eyle”   diye   niyet   ederek   Kabe’ye   döner Tekbir ,   Tehlil ,   Salavat    okur   ve   içtenlikle   dua   eder.   Sonra   Merve   tepesine   doğru   yürüyerek   sa’yin   ilk   şavtına   Tekbir ,      Tehlil    ve   dualarla   başlar.Yeşil   ışıklı   direklerin   arasında,   erkekler   koşar   adımlarla   yürür (Hervele).   Yeşil   direkler   arasında   her   gidiş   ve   gelişte:   “Rabbim!   Günahlarımızı   bağışla.   Bize   merhamet   et.   Bize   ikram   et.   Bizim   bildiğimiz   ve   bilmediğimiz   bütün      kusurlarımızı   biliyorsun,   bunları   affet.   Çünkü Sen   mutlak   güç,   kerem   ve   ihsan   sahibi   olansın”   diye   dua   eder.   Merve’ye   varınca   bir   şavt   tamamlanmış   olur.   Burada   da   yine   Kabe’ye   yönelerek   Tekbir ,   Tehlil    ve   Salavat -ı   şerife      getirir,   dua   eder.   Sonra Merve’den Safa’ya doğru yürür. Safa’ya varınca ikinci şavt tamamlanmış olur. Diğer şavtlar da aynı  şekilde yapılır. Yedinci şavt tamamlandıktan sonra Merve’de Kabe’ye karşı dönerek dua eder. Tıraş   Olup   İhramdan   Çıkma   :      Saçlar   tıraş   edilmek   suretiyle   ihramdan   çıkılır.   Erkekler   saçlarını   dipten   tıraş   eder   veya   kısaltırlar.   Kadınlar   ise      saçlarının   ucundan   parmak   ucu   uzunluğundan   daha   az olmayacak   miktarda   keserler.   Tıraş   olduktan   sonra   umre   ihramından   çıkılmış   olur.   İhramdan   çıkma   aşamasına   gelmedikçe   ihramlılar,   kendilerini   de   bir   başkasını   da   tıraş   edemezler.   Bu   aşamaya      gelmiş   ihramlı kimseler   ise,   birbirlerini   tıraş   edebilirler.   Bundan   sonra   Temettu   haccı   yapanlara,   hac   için   tekrar   ihrama   girinceye   kadar   ihram   yasakları   kalkar.   Kıran   ve   ifrad      haccına   niyet   edenler   ise   ihramlı   kalmaya   devam ederler.         Temettu   haccına   niyet   etmiş   olanlar   böylece   umrelerini   bitirip   ihramdan   çıktıktan   sonra,   hac   için   ihrama   girinceye      kadar   Mekke’de   ihramsız   olarak   kalırlar.   Hacılar   beş   vakit   namazlarını   Harem-i Şerif’te   kılmaya   ve   fırsat   buldukça   bol   bol   nafile   tavaf   yapmaya   özen      gösterirler.   Harem-i   Şerif’te   Kur’an   okumaya   gayret   ederler.   Uzaktan   gelenler   nafile   namaz   yerine,   nafile   tavaf   yaparlar.      Zamanlarını   iyi değerlendirirler, Mescid-i Haram’da gereksiz sohbetlere dalmazlar.    Hac   İçin   İhrama   Giriş   ve   Arafat’a   Çıkış   :   Temettu   haccı   yapanlar   uygulamada,   hac   için   ihrama   genellikle   Zilhicce’nin   sekizinci   (Terviye)   günü   girerler.      Dolayısıyla   o   gün   geldiğinde   evlerde   ihram   için   ön hazırlıklar   yapılır.   Kerahat   vakti   değilse,   iki   rekat   ihram   namazı   kılınır.      Sonra:      “Allahım!   Senin   rızan   için   hac   yapmak   istiyorum.   Bunu   kolaylaştır   ve   kabul   eyle”   diye   niyet   edilir.   Arkasından   Telbiye    getirilerek hac   için   ihrama   girilir.   Böylece   tekrar   ihram   yasakları   başlamış   olur.   Hac   için   ihrama   girildikten   sonra,   nafile   bir   tavafın   ardından   haccın   sa’yi   yapılabilir.   Sonunda   sa’y   yapılacağı   için   bu      nafile   tavafta   "Iztıba"   ve "Remel"   yapılır.   Haccın   sa’yini   bu   şekilde   önceden   yapanlar   artık   “Ziyaret   tavafı”ndan   sonra   sa’y      yapmazlar.   Fakat   sünnete   uygun   olan,   haccın   sa’yinin   Ziyaret   tavafından   sonra   ve   ihramsız   olarak   yapılmasıdır.     Bu   şekilde   ihrama   girildikten   ve   arzu   edildiği   takdirde   haccın   sa’yi   yapıldıktan   sonra   kafile   ile   birlikte   Arafat’a   hareket      edilir.   Sünnete   uygun   olan,   Zilhiccenin   sekizinci   günü   yani   Terviye   günü   sabah   namazını Mekke-i   Mükerreme’de   kıldıktan      sonra   Mina’ya   hareket   etmek   ve   Arefe   gecesini   Mina’da   geçirmektir.   Bu   takdirde   Arafat’a   çıkmadan   önce   Mina’da   beş   vakit      namaz   kılınmış   olur.   Buna   göre   Arefe   günü   sabah namazını   Mina’da   kıldıktan   sonra   Arafat’a   hareket   edilir.   Fakat      günümüzde   izdiham   sebebiyle   bazı   organizasyonlarda   Terviye   günü   doğrudan   Arafat’a   çıkılmakta   ve   Arefe   gecesi   Arafat’ta   geçirilmektedir. İzdiham   sebebiyle   bu   şekilde   doğrudan   Arafat’a   çıkılmasında   bir   sakınca   yoktur.   İntikal   esnasında   Telbiye ,   Tekbir ,   Tehlil ,   Salavat    getirilir   ve   bol   bol   dua   edilir.   Bu   mübarek   günlerin   bereketinden olabildiğince   yararlanılmaya   çalışılır.   Arafat’a   varıp   çadırlara   yerleşilir.   Hacı   adayı   bir   süre   istirahat   ettikten   sonra   bütün      varlığı   ile   Allah’a   yönelip   dua   eder;   Telbiye ,   Tekbir    ve   Tehlil    getirir.   Kur’an   okur, namaz kılar, günahlarına tövbe ederek göz  yaşı döker, zikir ve tesbihle meşgul olur. Zeval, yani öğle vaktine kadar böylece ibadet etmeye devam eder.   Arafat   :   Öğle   vaktine   kadar   çadırlarda   ibadetle   meşgul   olunarak   bu   mübarek   mekanın   ve   zamanın   feyzinden   ve   bereketinden   azami   derecede   istifade   etmeye   çalışan   hacı   adayı,   öğleye   doğru   namaz   için hazırlık   yapar.      Öğle   ezanı   okunduktan   sonra   sünnet   gereği,   öğle   ve   ikindi   namazları   birleştirilerek   şöyle   kılınır   (Cem-i   takdim):   Önce   öğlenin   ilk   sünneti   kılınır.   Sonra   kamet   getirilerek   öğlenin   farzı   eda   edilir. Selam   verildikten   sonra   teşrik   tekbiri      getirilir.   Arkasından   tekrar   kamet   getirilerek   ikindinin   farzı   kılınır.   Selamdan   sonra   teşrik   tekbiri   getirilir.   Böylece   öğle   ve      ikindi   namazı   bir   ezan   ve   iki   kametle   eda   edilmiş olur.   Öğle   ve   ikindi   namazları   birleştirilerek   kılındığında   bu   iki   farz   namazı      arasında   başka   namaz   kılınmaz.   Bu   sebeple   öğlenin   son   sünnetiyle   ikindinin   sünneti   terk   edilir.         Namazdan   sonra   haccın   en   önemli rüknü   olan   Arafat   Vakfesi   yapılır.   Arafat   Vakfesi,   süresi   içinde   Arafat   sınırları      içinde   ihramlı   olarak   bulunmakla   gerçekleşir.   Arafat   vakfesinin   zamanı,   Zilhiccenin   9.   günü,   yani   Arefe   günü   öğleyin   Güneş’in   tepe noktasına   gelip   Batı’ya   meyletmeye   başladığı   andan   (Zeval   vaktinden)   bayramın   birinci   günü   fecr-i   sadık      dediğimiz   tan   yerinin   ağarmaya   başladığı   ana   kadarki   süredir.   Bu   süre   içinde   bir   an   orada   bulunan kimse   vakfe   farzını      yerine   getirmiş   olur.   Uygulamada   genellikle   öğle   ve   ikindi   namazları   birleştirilerek   kılındıktan   sonra   vakfe   için   ayağa   kalkılarak   kıbleye      dönülür   ve   birlikte   dua   edilir.   Arafat   duasının   ayakta yapılması   müstehaptır.   Vakfe   esnasında   Telbiye ,   Tekbir ,   Tehlil ,   Tesbih    ve      Salavat    getirilir.   Tevbe,   istiğfar   ve   dua   edilir.   Esas   olan   herkesin   içinden   geldiği   gibi   dua   etmesidir.   Ancak   uygulamada      genellikle Arafat   duası   okunur   ve   cemaat   olarak   herkes   bu   duaya   katılır.   Bir   süre   bu   şekilde   vakfe   yapılıp   bol   bol   dua      edildikten   sonra   hacılar   Arafat’tan   ininceye   kadar   kalan   süreyi   yine   ibadet,   dua   ve   zikirle değerlendirmeye   çalışırlar.      Güneşin   batmasıyla   birlikte   Arafat’tan   Müzdelife’ye   doğru   hareket   başlar.   Yolda   yine   Telbiye ,   Tekbir ,   Tehlil ,   Tesbih ,      Salavat    ve   duaya   devam   edilir.   Akşam   namazı, Müzdelife’de yatsı vaktinde, yatsı namazıyla birleştirilerek (cem-i tehirle)  kılınır. Müzdelife   :      Yatsı   vakti   girip   ezan   okunduktan   sonra   kamet   getirilerek   ilk   önce   akşam   namazı   kılınır.   Selam   verdikten   sonra   teşrik   tekbiri   getirilir.   Sonra   ezan   okunmadan   ve   kamet   getirilmeden   yatsının   farzı kılınır.   Selamdan   sonra   yine   teşrik   tekbiri      getirilir.   Böylece   iki   vaktin   farzı   bir   ezan   ve   bir   kametle   eda   edilmiş   olur.   Bundan   sonra   yatsının   son   sünneti   kılınabilir.   Daha      sonra   vitir   namazı   kılınır.   Sonra   vakfe yapılacak   zamana   kadar   ihtiyaç   varsa   istirahat   edilir   veya   istiğfar   veya   ibadetle   meşgul   olunur.   Bu      arada   şeytana   atılacak   taşlar   toplanır,   temiz   değilse   yıkanır.   Taşlar   nohuttan   büyük,   fındıktan   küçük   olmalıdır. Taşların      burada   toplanması   şart   değildir.   Başka   yerlerden   de   temin   edilebilir.   Müzdelife   vakfesi,   bayram   gecesi,   gece   yarısından   itibaren   güneşin   doğuşuna   kadarki   süre   içerisinde   yapılabilir.   Bu      süre   içinde kısa   bir   an   bile   burada   bulunan   kimse   vakfe   görevini   yerine   getirmiş   sayılır.   Ancak   sünnete   uygun   olan,      Müzdelife   vakfesinin   şafak   söktükten   ve   sabah   namazı   kılındıktan   sonra   yapılmasıdır.   Şu   kadar   var   ki, izdiham   olduğu   durumlarda   gece   yarısından   sonra   vakfe   yapıp   ayrılmak   mümkündür.      Arafat   vakfesinde   olduğu   gibi,   Müzdelife   vakfesinde   de   Telbiye ,   Tekbir ,   Tehlil ,   Tesbih ,   Salavat    getirilir,   istiğfar   ve dua      edilir.   Müzdelife   vakfesinden   sonra   Mina’ya   hareket   edilir.   Yol   boyunca   Telbiye ,   Tekbir ,   Tesbih ,   Tehlil    ve   duaya   devam      edilerek   Mina’da   kalınacak   çadırlara   gelinir.   İsteyenler   burada   bir   müddet istirahat edip ihtiyaç giderir. Daha sonra kafilenin uygun gördüğü bir zamanda halk arasında Büyük Şeytan olarak tabir edilen Akabe Cemresi’ne taş atmak üzere taşlama (Cemarât) mahalline gidilir.    Cemerât’a   Taş   Atma   (Şeytan   Taşlama)   :   Kurban   Bayramı’nın   1.,   2.,   3.   ve   4.   üncü   günlerinde   Mina’da   bulunan   ve   halk   tarafından   "Büyük   Şeytan”   olarak   tabir      edilen   Akabe   Cemresi’ne,   "Orta   Şeytan” olarak   tabir   edilen   Orta   Cemre’ye   ve   "Küçük   Şeytan”   olarak   tabir   edilen   Küçük      Cemre’ye   usûlüne   uygun   olarak   taşlar   atılmalıdır.         Bayramın   birinci   günü   Büyük   Cemre’ye   7,   ikinci,   üçüncü   ve   dördüncü günlerinde   ise   her   üç   cemreye   7’şer   (21x3=63+7=70)   taş   atılır.   Taşlama   küçükten   büyüğe   doğru   yapılır.   Ancak,   Mina’da   kalınmadığı   takdirde   dördüncü   günü      taş   atılması   gerekmez.   Uygulamada   bayramın dördüncü   günü   genellikle   Mina’da   kalınmamakta   ve   taş   atılmamaktadır.   (7+21x2=49)      Taşlama   şöyle   yapılır:   Taşların   atıldığı   kümeye   yaklaşarak,   atılacak   taş,   sağ   elin   baş   ve   şehadet   parmaklarının      uçlarıyla tutulur.   “Bismillah,   Allahu   ekber   rağmen   li’ş-şeytani   ve   hizbih   (Allah’ın   adıyla...Şeytan   ve   taraftarlarına   rağmen,      Allah   büyüktür!)”   diyerek   atılır.   Taşların   her   biri   ayrı   ayrı   ve   kümelerin   üzerine   veya   kümeleri kuşatan   havuzlara   düşecek      şekilde   atılır.   Bayramın   birinci   günü,   Büyük   cemreye   tarif   edildiği   şekilde   “7”   taş   atılır.   Taşlamaya   başlamadan   önce   Telbiye ye   son      verilir.   Taşlama,   bayramın   ikinci   günü   tan   yeri ağarıncaya   kadar   devam   eder.      Bayramın   ikinci   günü,   küçüğünden   başlanarak   her   üç   cemreye   7’şerden   toplam   21   taş   atılır.   İkinci   günkü   taşlama      zeval   vaktinde   yani   öğleyin   güneşin   tepe   noktasına   gelip batıya   yönelmesiyle   birlikte   başlar,   gece   tan   yeri   ağarıncaya      kadar   devam   eder.      Bayramın   üçüncü   günü   de   ikinci   günde   olduğu   gibi   küçük   cemreden   başlamak   üzere   her   üç   cemreye   7’şerden      toplam   21   taş atılır.   Üçüncü   günde   taşlamanın   zamanı   zeval   vaktinden   yani   öğleyin   güneşin   tepe   noktasına   gelip   batıya      yönelmesiyle   birlikte   başlar,   gece   tan   yeri   ağarıncaya   kadar   devam   eder.   Bayramın   dördüncü   günü tan   yeri   ağarıncaya   kadar   Mina’dan   ayrılmamış   olanlar,   tan   yerinin   ağarmasından   itibaren      güneş   batıncaya   kadar   her   üç   cemreye   “7”şerden   toplam   21   taş   daha   atarlar.   Tan   yeri   ağarmadan   Mina’dan ayrılanların      bu   günün   taşlarını   atmaları   gerekmez.   Uygulama   da   böyledir.   Taşlamalarda,   çok   kalabalık   olan   gündüzün   izdihamlı   saatleri   yerine,   tenha   olan   gece   saatleri,   ya   da   akşam   saatleri      tercih   edilmelidir.     Küçük   ve   orta   cemrelere   taş   atıldıktan   sonra,   mümkünse   bir   kenara   çekilip   dua   edilir.   Büyük   cemreye   taş   atıldıktan      sonra   beklenmez,   orası   hemen   terk   edilir.      Hacda   Cemerât’a   taş   atmanın   mazeret   sebebiyle terk   edilmesinden   dolayı   bir   şey   gerekmez.   Hastalık,   yaşlılık   ve      sakatlık   gibi   mazeretlerle   taşları   bizzat   kendisi   atamayacak   durumda   olanlar,   vekâlet   vererek   taşları   bir   başkasına   attırabilirler.   Ayrıca   vaktinde atılamayan   taşların,   bayramın   dördüncü   günü   güneş   batıncaya   kadar   atılması   mümkündür.      Uyarı:   Herhangi   bir   sıkıntı   yaşamamak   için   şeytan   taşlama,   mutlaka   Diyanet   İşleri   Başkanlığının   önerdiği      vakitlerde yapmalıdır.   İzdiham   sonucunda   yaşanan   sıkıntı,   acı,   yaralanma   ve   hatta   ölüm   olaylarının   hac      ibadetinin   ruhuyla   bağdaşması   mümkün   değildir.   İbadetini   yerine   getirip   sevap   kazanmayı   uman   bazı Müslümanların,   bir   takım   insanların   ölümüne   sebebiyet   vermesinin   dinen   asla   tasvip   edilecek   bir   durum      olmadığı   açıktır.   Bunun   temel   nedeni,   eğitimsizlik,   bilgi   eksikliği   ve   tedbirsizliktir.   Bu   tür   üzücü   olaylara sebep olmamak için Diyanet İşleri Başkanlığının uyarılarının mutlaka dikkate alınması son derece önemlidir Hac   Kurbanı   (Şükür   Hedyi)   :   Temettu   ve   Kıran   haccı   yapanların   kesmeleri   vacip   olan   kurbana   ‘Şükür   kurbanı’   (Şükür   Hedyi)   denmektedir.   İfrat      haccı   yapanlar   bu   kurbanı   kesmekle   yükümlü   değillerdir.        Her   ne   kadar   Sünnete   uygun   olan   hac   kurbanının,   Akabe   Cemre’sine   taş   attıktan   sonra   kesilmesi   ise   de,   bunun      duruma   göre   ve   ihtiyaca   binaen   taş   atmadan   önce   de   kesilmesi   mümkündür.         Hac   kurbanı, Harem   Bölgesi   sınırları   içerisinde,   bayramın   birinci   günü   tan   yerinin   ağarmaya   başlamasından   itibaren      kesilir.   Bir   kimse   hac   kurbanını   bizzat   kendisi   kesebileceği   gibi   vekâlet   vererek   bir   başkasına   da kestirebilir.   Nitekim   İslâm      Kalkınma   Bankası,   bedelini   ödeyenlerin   kurbanlarını,   onlara   vekâleten   kestirmektedir.   Hac   kurbanının   etinden   sahibi   dahil      herkes   yiyebilir.      Hacılar,   Kurban   Bayramında   şartlarını taşıyan   her   müslümanın   kesmekte   olduğu   kurbanı   (udhiyye)   kesmek   zorunda   değillerse   de   sevap   kazanmak   için   nafile   olarak   kesebilirler.   Bu   takdirde   vekâlet   vererek   memleketlerinde      kestirmeleri   daha uygun olur.   Tıraş   Olup   İhramdan   Çıkma   :   İhramdan   saçları   dipten   tıraş   veya   kısaltmak   suretiyle   çıkılır.   Bunun   için   zamanı   gelince   erkekler   saçlarını   dipten      tıraş   eder   veya   kısaltırlar.   Kadınlar   ise   saçlarının   ucundan   bir miktar   keserler.   Böylece   hac   ihramından   çıkışın   birinci   aşaması   (ilk   tehallül)   gerçekleşmiş   olur   ve   eşiyle   ilişki   dışında   kalan   geçici   ihram   yasakları   kalkar.         Sünnete   uygun   olan   şekliyle   hacta   tıraş   olup   ihramdan çıkma   zamanı,   bayramın   birinci   günü   Akabe   Cemresi’ne   taş      atılıp   kurban   kesildikten   sonradır.      Bayramın      birinci   günü,   önce   Akabe   Cemresi’ne   taş   atılır,   sonra   kurban   kesilir,   daha      sonra   da   tıraş   olup ihramdan   çıkılır   (taş,   baş,   tıraş).   Ancak   özellikle   günümüz   şartlarında   milyonlarca   insanın   kısa   bir      sürede   Akabe      Cemresi’ne   taş   atamayacakları   ve   yüz   binlerce   kurbanın   bir   anda   kesilemeyeceği   göz   önüne alındığında, taş atmadan  ve kurban kesmeden ihramdan çıkılmasında bir sakınca yoktur.   Ziyaret   Tavafı   :   Haccın   ikinci   rüknü   olan   “İfada   tavafı”   ya   da   ‘Ziyaret   tavafı’,   tıraş   olup   ihramdan   çıktıktan   sonra   yapılır.   Ziyaret   tavafının   vakti,   bayramın   ilk   günü   gece   yarısından   itibaren   başlar.   Uygulamada ziyaret   tavafı,   genellikle   tıraş   olup      ihramdan   çıktıktan   sonra   yapılmaktadır.   Fakat   tıraş   olmadan,   ihramdan   çıkmadan   da   yapılabilir.      Ziyaret   tavafının,      bayramın   ilk   üç   gününde   yapılması   sünnete   uygun   ise   de, daha   sonraki   günlerde   de   yapılabilir.   Özellikle   günümüz      şartlarında   haccın   çok   kalabalık   olması   sebebiyle   ziyaret   tavafının   daha   sonraki   günlerde      yapılmasında   bir   sakınca      yoktur.      Ziyaret   tavafının tamamlanmasıyla   hac   ihramından   çıkışın   ikinci   aşaması   (ikinci   tehallül)   da   gerçekleşmiş   olur   ve      eşiyle   ilişki   yasağı   da   ortadan   kalkmış   olur.   Özel   hallerinde   bulunan   kadınlar,   ziyaret   tavafını   bu   halleri   sona erinceye   kadar   ertelerler.   Hac   organizasyonlarında      bu   durumdaki   hanımların,   özel   günlerinden   sonra   tavaflarını      yapabilmeleri   için   gerekli   düzenlemeler   yapılmaktadır.      Arafat’a   çıkmadan   önce   haccın   sa’yini yapmamış   olanlar,   ziyaret   tavafından   sonra   haccın   sa’yini   yapacaklarından      tavaf   esnasında   ıztıba   ve   remel   yaparlar.   Daha   önce   haccın   sa’yini   yapanlar   ise,   tavafta   ıztıba      ve   remel   yapmazlar.      Haccın   aslî vaciplerinden   olan   sa’yin   yerine   getirilmesinin   ardından   hacı   artık   Mekke’de   kaldığı   süre   içinde   beş      vakit   namazı   Harem-i   Şerif’te   kılmaya   özen   gösterir.   Kalan   günlerini   olabildiğince   verimli      bir   şekilde değerlendirmeye  çalışır. Bunun için bol bol nafile tavaf yapar. Özellikle ifrat haccı yapanlar, hactan önce umre yapmadıkları için, bayramın  dördüncü gününden itibaren umre yapabilirler.    Veda   Tavafı   :      Hacca   Mikat   sınırları   dışından   gelmiş   olanlar   (Âfâkiler)   Mekke’den   ayrılmadan   önce   “Veda   Tavafı”   yaparlar.   Hacıların   hacla   ilgili   olarak   yapacakları   bu   son   göreve   “Sader   Tavafı”   da   denir.      Veda Tavafı,   “Allahım!   Senin   rızan   için   Veda   tavafı   yapmak   istiyorum.   Bunu   kolaylaştır   ve   kabul   eyle”   diye   niyet      edilerek   yapılır.   Tavafın   arkasından,   tavaf   namazı   da   kılındıktan   sonra   çokça   dua   edilir,   af   ve   mağfiret dilenir.   Nihayet      ayrılığın   üzüntüsü   içinde   göz   yaşlarıyla   Kabe’ye   ve   Mescid-i   Haram’a   veda   edilir.         Özel   halleri   sona   ermeden   Mekke’den   ayrılmak   zorunda   kalan   hanımlar,   veda   tavafı   yapmazlar.      Ziyaret tavafından sonra herhangi bir nafile tavaf yapılıp veda tavafı yapılmadan Mekke’den ayrılma durumunda  kalınmışsa, yapılan bu nafile tavaf, veda tavafı sayılır.  B. İfrad Haccı’nın yapılışı                   İfrad   haccı,   umresiz   yapılan   hacdır.   İfrad   haccı   yapacak   olan   kişi,   ihrama   girerken   “Allahım!   Senin   rızan   için   hac   yapmak   istiyorum.   Bunu   kolaylaştır   ve   kabul   eyle”   diyerek   yalnız   hacca   niyet   eder   ve Telbiye    getirir.   Böylece   yalnız   hac   için   ihrama   girer   ve   hactan   önce   umre   yapamaz.   Bu   şekilde   artık   bayramın   birinci   günü   tıraş   oluncaya   kadar   hac   ihramıyla   kalır   ve   ihramdan   çıkmaz.   Mekke-i   Mükerreme’de bulunduğu   günlerini   olabildiğince   güzel   bir   şekilde   değerlendirmeye      özen   gösterir,   bol   bol   tavaf   yapar.      İfrad   haccına   niyet   eden   kişinin   Mekke’ye   varınca   yapacağı   ilk   tavaf,   Kudûm   Tavafı’dır.   Bunun   için “Allahım!   Senin      rızan   için   ‘Kudûm   Tavafı’   yapmak   istiyorum.   Bunu   kolaylaştır   ve   kabul   eyle”   diye   niyet   ederek   tavaf   yapar.   Haccın   sa’yini      Kudûm   tavafının   ardından   yapabilir.   Bu   takdirde   Kudûm   tavafını yaparken   “Iztıba”   ve   “Remel”   yapar.   Haccın   sa’yini   Kudûm      tavafının   ardından   yapmış   olanlar,   artık   Ziyaret   tavafından   sonra   sa’y   yapmazlar.      İfrad   haccı   yapanların   Hac   kurbanı   (Şükür   Hedyi)   kesmeleri gerekmez. Ancak arzu ederlerse nafile olarak  kesebilirler. C. Kıran Haccı’nın Yapılışı Kıran   haccı,   aynı   yılın   hac   aylarında   Umre   ve   Hacca   birlikte   niyet   ederek   ikisini   aynı   ihramla   yapmaktır.   Kıran   haccı   yapacak   olan   kimse,   ihrama   girerken   “Allahım!   Senin   rızan   için   umre   ve   hac   yapmak istiyorum.   Bunları   kolaylaştır   ve   kabul   eyle”   diyerek   niyet   eder   ve   Telbiye    getirir.   İhrama   girdikten   sonra   bayramın   birinci   günü   tıraş   oluncaya   kadar   ihramdan   çıkamaz.   Kıran   haccı   yapan   kimsenin   Mekke’ye varınca   yapacağı   ilk   tavaf   umre   tavafıdır.   Bunun   için,   “Allahım!   Senin   rızan   için   umre   tavafı   yapmak   istiyorum.   Bunu   kolaylaştır   ve   kabul   eyle.”   diye   niyet   ederek   umre   tavafını   yapar.   Bu   tavaftan      sonra   umrenin sa’yi   yapılacağından   tavafta   “Iztıba”   ve   “Remel”   yapılır.   Tavaftan   sonra   umrenin   sa’yi   yapılır.   Sa’ydan   sonra      tıraş   olunmaz   ve   bayramın   birinci   günü   tıraş   oluncaya   kadar   ihramda   kalmaya   devam   edilir.      Kıran haccına   niyet   eden   kimsenin,   umresini   tamamladıktan   sonra   Kudûm   tavafı   yapması   sünnettir.   Kudûm   tavafından   sonra   isterse   haccın   sa’yini   yapabilir.   Bu   takdirde   artık   Ziyaret   tavafından   sonra   sa’y   yapmaz. Sa’yi,   Kudûm      tavafından   sonra   yapacaksa,   tavafta   ıztıba   ve   remel   yapar.   Bundan   sonra   Arafat’a   çıkıncaya   kadar   nafile   tavaf   ve   ibadetle   meşgul   olur.   Beş   vakit   namazını   Harem-i   Şerif’te   kılmaya   özen   gösterir.     Kıran haccı yapanlar da, hac kurbanı (şükür hedyi) keserler.  D. Hacda Kadınlarla İlgili Bazı Özel Durumlar Hac ve umrenin yerine getirilişi açısından kadınlarla erkekler arasında görülen farklar şunlardır:  1.   Kadınlar   için   erkeklerde   olduğu   gibi   özel   bir   ihram   kıyafeti   söz   konusu   değildir.   Kadınlar   hac   esnasında   da   elbise,      baş   örtüsü,   çorap,   ayakkabı   gibi   her   zaman   giydikleri   kıyafetlerini   giyerler.   Yalnızca   yüzlerini örtmezler.  2. Telbiye , Tekbir , Tehlil , Salavat  okurken ve dua ederken erkeklerin yaptığı gibi seslerini yükseltmezler.   3. Remel ve Hervele yapmazlar.   4. İzdiham olan yerlerde mümkün olduğu kadar erkeklerin arasına girmemeye özen gösterirler. Özellikle namaz  kılarken, erkek safları arasında kalmayıp kadınlara ait yerlerde namaz kılarlar.  5. Adetliyken ihrama giren veya ihrama girdikten sonra adet görmeye başlayan hanımlar, tavaf dışında, haccın  bütün menasikini yerine getirebilirler. Tavafı özel günleri geçtikten sonra yaparlar.  6. Adetliyken ihrama giren ve ihrama girdikten sonra adetleri bitmeden Arafat’a çıkmak durumunda kalan hanımlar, ihrama girerken İfrad haccına niyet etmelidirler.  
            0 542 214 54 02
Bilgi için Lütfen Arayınız 0 312 310 84 35
   Copyright © www.avrasyaturizm.net   her hakkı saklıdır
HAC   UMRE   KUDÜS  KÜLTÜR TURLARI
  Hac Nedir ?  Nasıl Eda Edilir ?  Hac,   zaman   olarak   Hicrî   takvime   göre   hac   ayları   denilen   Şevval   ve   Zilkade ayları   ile   Zilhicce   ayının   ilk   on   gününde      yapılan   bir   ibadettir.   Kelime   anlamı itibariyle   ziyaret   etmek   anlamına   gelen   ‘Umre’   ise,   “Belirli   bir   zamana   bağlı olmaksızın      ihrama   girerek   Kâ’be’yi   tavaf   etmek,   Safa   ile   Merve   arasında sa’y   yapmak   ve   tıraş   olup   ihramdan   çıkmaktan”   ibarettir.   Hacca,   Şevval   ve Zilkade     aylarından     itibaren     başlanabilirse     de,     ulaşım     imkanlarının kolaylaştığı   günümüzde   hac,      genellikle   Zilhicce   ayının   ilk   on   gününde yapılmaktadır.   Hac,   İfrad,   Temettu   ve   Kıran   haccı   olmak   üzere   üç   şekilde     yapılmaktadır. İfrad   haccı,    umresiz   yapılan   hacdır.   Aynı   yılın   hac   ayları   içinde,   hacdan önce    umre    yapmaksızın    hac    niyetiyle        ihrama    girilir    ve    yalnızca    hac yapılırsa ifrad haccı yapılmış olur. Temettu   haccı ,   aynı   yılın   hac   ayları   içinde   önce   umre   yapıp   ihramdan çıktıktan sonra yeniden hac için ihrama  girerek yapılan hacdır. Kıran   haccı,    aynı   yılın   hac   ayları   içinde   umre   ve   hacca   birlikte   niyet ederek ikisini aynı ihramla yapmaktır.  Ülkemiz   hacılarının   çoğu   Temettu   haccını   tercih   ettikleri   için,   burada   haccın anlatımında   Temettu   haccı   esas      alınacak,      sonra   da   Kıran   Haccı   ve   İfrad Haccının farklarına kısaca işaret edilecektir. A. Temettu Haccı’nın yapılışı Hava   yoluyla   doğrudan   Mekke’ye   gidecekler,   uçağa   binmeden   önce   hava limanında     ihrama     girerler.     Önce     Medine’ye     gidenlerin     ise,     hava limanlarında    ihrama    girmeleri    gerekmez.    Onlar    daha    sonra    Mekke’ye giderken ihrama  girerler.    İhram   :   İhrama   girmeden   önce   genel   bir   vücut   temizliği   yapılır.   Tırnaklar kesilir,    gerekiyorsa    koltuk    ve    kasık    altı    temizliği    yapılır,    saç    ve    sakal düzeltilir   ve   mümkünse   gusledilir,   değilse   abdest   alınır.   Bu   gusül   temizlik amacıyla   yapıldığı   için   özel      durumda   olan   bayanlar   da   guslederler.   Varsa güzel   koku   sürülür.         Erkekler,   iç   çamaşırları   da   dahilormal   giysilerini   çıkarır, sadece   “izar”    ve   “rida”   denilen   iki   parça   ihram   örtüsüne      bürünürler. Bunların   beyaz   renkli   ve   yeni   olması   uygundur.   Başlarını   açık   tutarlar, çoraplarını   ve   ayakkabılarını   çıkarırlarsa      da,   ayaklarına   terlik   ve   benzeri şeyler    giyerler.    Bayanlar    ise    normal    kıyafetlerini    değiştirmezler.    Çorap, ayakkabı   ve   eldiven      giyebilirler.   Yüzlerini   açık   bırakarak   başlarını   örterler.     Şayet,   mekruh   bir   vakit   değilse,   iki   rek’at   “ihram   namazı”   kılınır.   Namazın ilk    rek’atinde,    Fatiha’dan    sonra    "Kâfirûn",        ikinci    rek’atinde    "İhlâs" sûrelerinin    okunması    güzel    olur.        Namazdan    sonra    niyet    edilmesi    ve Telbiyenin söylenmesiyle  ihrama girilmiş olur.    Niyet      :   “Niyet”,   kişinin,   yapacağı   hacca   zihnen   karar   vermesidir.   Temettu haccı   yapacak   kişi,   ilk   önce   umreye   niyet   eder.Niyetin   “Allahım!   senin   rızan için   umre   yapmak   istiyorum.   Bunu   kolaylaştır   ve   kabul   eyle”      şeklinde   dil ile söylenmesi de  güzel olur. Niyet yapıldıktan sonra Telbiye ’yi söyler.  Telbiye   :       “Lebbeyk   Allahümme   lebbeyk,   lebbeyke   lâ   şerîke   leke   lebbeyk, innel   hamde   ve’n-ni’mete   leke   ve’l-mülk,   lâ   şerîke      lek”   sözleridir.      Anlamı: “Buyur   Allahım   buyur!   Emrindeyim   buyur!   Senin   hiçbir   ortağın   yoktur. Emrindeyim   buyur!   Şüphesiz   hamd      sana   mahsustur.   Nimet   de   senin,   mülk de   senindir.   Senin   hiçbir   ortağın   yoktur.”   Özel   hallerinde   bulunan   kadınlar, Mekke’ye   varış   durumlarına   göre   şayet   adetleri   bitmeden   Arafat’a   çıkmak zorunda  kalacaklarsa, ifrad haccına niyet etmelidirler.  İhram   Yasakları   :    İhrama   girildiği   andan   itibaren   ihramdan   çıkıncaya kadar   “ihram   yasakları”   olarak   ifade   edilen   bir   dizi   fiil   ve   davranıştan   uzak durulması     gerekmektedir.     Başkalarına     zarar     vermek,     kavga     etmek, sövmek,   kötü   söz   ve   davranışlarda      bulunmak;   Harem   denilen   bölgenin (Mekke    ve    çevresinin)    bitkilerini    kesmek,    koparmak;    erkeklerin    ihram örtülerinin      dışında   elbise   giymesi,   başlarını   ve   yüzlerini   örtmeleri,   eldiven, çorap,   ayakkabı   giymeleri;   tırnak   kesmek,   saç   sakal   tıraşı   olmak,   vücudun herhangi   bir   yerindeki   kılları   koparmak   veya   kesmek,   saç   sakal   ve   bıyıkları yağlamak,   boyamak,   oje   ve   ruj      kullanmak,   vücuda   veya   ihram   örtüsüne koku   sürmek   ve   parfüm   kullanmak;   eşiyle   ilişkiye   girmek   veya   buna   yol açacak        davranışlarda    bulunmak,    şehevi    duyguları    tahrik    edici    şeyleri konuşmak…   Bütün   bunlar   ihramlı   için   yasaktır.   Bu   yasaklara   uymayanlara yasağın   durumuna   göre   bir   takım   cezalar   gerekir.   Bu   cezalar,   en   hafifinden en   ağırına      doğru   bir   miktar   sadaka   vermekten,   yapılacak   haccın   iptal olmasına   kadar   uzanır   ki   ihtiyaç   durumunda   bu   hususlar,   ilgili      kitaplardan veya din görevlilerinden öğrenilmelidir.   İhramlı   iken   Yasak   Olmayan   bazı   Fiil   ve   Davranışlar   :   İhramlının yıkanması,    kokusuz    sabun    kullanması,    diş    fırçalaması,    diş    çektirmesi, kırılan    tırnağı    ve    zarar    veren    bir    kılı    koparması,    kan    aldırması,    iğne yaptırması,    yara    üzerine    sargı    sardırması,    kol    saati,    yüzük    ve    bilezik takması,   kemer      kullanması,   omuza   çanta   asması,   yüzü   ve   başı   örtmeden üzerine   battaniye,   pike   ve   benzeri   şeyler   alması,   palto   ve      benzeri   giysileri giymeksizin omuza alması yasak değildir. Kutsal    İklime    Giriş    :    İhrama    giren    hacı    adayları,    Telbiye ,    Tekbir , Tehlil    ve   Salavat -ı   şerife   söyleyerek   ve   samimiyetle   dua   ederek   yola     devam   ederler.   Mekke’ye   vardıklarında   kutsal   iklime      ulaştıklarından   dolayı Yüce    Allah’a    şükrederler.    Mekke’de    otele    yerleştikten    sonra    kafilenin programı    doğrultusunda    Telbiye     ve    Tekbir     getirerek    Harem-i    Şerif’e      giderler.   Tavafa   başlamadan   evvel   Telbiye   yi   kesip,   Tekbir ,   Tehlil    ve duaya devam ederler. Daha sonra “Umre tavafı”nı  yaparlar.  Tavaf   :      Tavaf,   Hacer-i   Esved   köşesi   hizasından   başlayarak   usulüne   göre Kabe’nin     etrafında     ibadet     kasdıyla     yapılan     yedi     dönüşten     (şavt) oluşmaktadır.    Tavafa    başlamadan    önce    erkekler,    vücudun    üst    kısmına örtülen   peştemalin   bir   ucunu   sağ   koltuk   altından   geçirerek      sol   omuza atarak    sağ    kolu    omuzla    birlikte    açıkta    bırakırlar    (Iztıba).    Bu    sadece peşinden   sa’y   yapılacak   tavaflarda   söz      konusudur.   Tavaf   bitince   omuz kapatılır.      Temettu   haccına   niyet   eden   bir   kişi,   ilk   önce   umre   tavafı   yapar. Bunun   için   Hacer-i   Esved   hizasına   gelmeden:      “Allahım!   Senin   rızan   için umre   tavafı   yapmak   istiyorum.   Bunu   kolaylaştır   ve   kabul   eyle”   diye   niyet eder.   Kabe   kişinin   sol   tarafında   kalacak   şekilde   Hacer-i   Esved’in   hizasına doğru   gidilir,   bu   esnada   Tekbir ,   Tehlil    getirilir   ve      dua   edilir.   Hacer-i Esved’in   hizasına   varılınca   eller,   içleri   Kabe’ye   doğru   olacak   şekilde   namaza durur   gibi   omuz   veya   kulak      hizasına   kadar   kaldırılıp   “Bismillahi   Allahu Ekber”    denildikten    sonra    Hacer-i    Esved    selamlanır    (istilam).    Aslında istilam,      elleri   Hacer-i   Esved’in   üzerine   koyup   onu   öpmek   demek   ise   de, hac   mevsiminde   bu   mümkün   olmamaktadır.   Bu   sebeple      Hacer-i   Esved’e uzaktan     elle     işaret     edilir.     Hacer-i     Esved     istilamedilirken     durup beklememelidir.   Çünkü   tavafın   akışı   içinde      Hacer-i   Esved’i   istilam   için bekleyenler,   izdihama,   bu   ise   kişinin   üzerine   kul   hakkı   geçmesine   sebep olmaktadır.   Hacer-i   Esved’i   istilam   etmek   sünnet,   başkalarına   eziyet   etmek ise   haramdır.   Sünneti   yerine   getireceğim   diye   insanlara   eziyet      vermekten ve   böylece   haram   işlemekten   şiddetle   sakınılmalıdır.   Tavafa   başlarken   ve her   şavtın   başında   çeşitli   dualar   okunur.   Bu   dualar   okunmasa   da   tavaf geçerlidir.   Ancak   tavafın   Kur’an   tilaveti,   dua   ve   zikirle   yapılması   güzel   olur. Tavafın,   Hatim   (Kabe’nin   kuzey   tarafındaki   yarım   daire   şeklindeki      duvar)ın dışından   yapılması   gerekir.   Tavafın   ilk   üç   şavtında   erkekler   kısa   adımlarla koşar   gibi   çalımlı   yürür   (Remel).      Remel,   sadece   arkasından   sa’y   yapılacak tavaflarda   yapılır.   Tavaf   esnasında   bağırarak   dua   etmek   uygun   değildir.   Bu durum,   orada   huşu   içinde   tavaf   yapan   bazı   insanları      rahatsız   edebilir. Önemli    olan    duanın    içtenlikle    yapılmasıdır.    Tavaf    esnasında    dua    edilir, Tekbir    ve   Tehlil    getirilebilir.   Tövbe   ve   istiğfarda   bulunulur.   Yüce   Allah zikredilir.   Kur’an      okunur.   Özellikle   Kur’an’dan   dua   ayetleri   okunması   güzel olur.   “Yemen”   köşesine   gelindiğinde,   bu   köşenin   de   selamlanması   güzel olur.   Yemen   köşesi   ile   Hacer-i   Esved   köşesi      arasında   “Rabbimiz!   Bize dünyada   iyilik   ver.   Ahirette   de   iyilik   ver.   Bizi   cehennem   azabından   koru. İyilerle   birlikte   cennete      koy.   Ey   mutlak   güç   sahibi!   Ey   günahları   çok bağışlayan!    Ey    alemlerin    Rabbi!”    duası    okunur.    Böylece    Hacer-i    Esved köşesinden    başlayan    360°    lik    ilk    dönüş,    tekrar    Hacer-i    Esved    köşesi hizasına    varılınca    tamamlanmış    olur.    Beklemeden    tekrar    Hacer-i    Esved selamlanarak   ikinci   şavta   devam   edilir.   Diğer   şavtlar   da   aynı   şekilde      yapılır ve    yedinci    şavtın    sonunda    Hacer-i    Esved    tekrar    istilam    edilerek    tavaf bitirilir.   Sonra   –izdihama   neden   olmamak      kaydıyla-   Makam-ı   İbrahim’in arka   taraflarında   iki   rekat   tavaf   namazı   kılınır.   Oranın   müsait   olmaması durumunda   tavaf   namazı   başka   uygun   bir   yerde   kılınır.   Tavaf   namazının, kerahat   vakti   değilse   tavafın   hemen   peşinden   kılınması   daha   iyidir.         Tavaf, kesintisiz   olarak   yapılır.   Tavaf   sırasında   farz   namaz   için   kamet   getirilmesi, abdestin   bozulması,   ya   da   tavafı      kesmeyi   gerektiren   başka   bir   mazeretin ortaya   çıkması   gibi   durumların   dışında   tavafa   ara   verilmemelidir.   Tavaf     namazından sonra dua edilir ve zemzem içilir.    Sa’y   :      Sa’y   yapacak   kişi,   Hacer-i   Esved’i   istilam   ederek   Safa   tepesine yönelir.      “Allahım!   Senin   rızan   için   umre   sa’yini   yapmak   istiyorum.   Bunu kolaylaştır   ve   kabul   eyle”   diye   niyet   ederek   Kabe’ye   döner   Tekbir ,   Tehlil , Salavat     okur    ve    içtenlikle    dua    eder.    Sonra    Merve    tepesine    doğru yürüyerek   sa’yin   ilk   şavtına   Tekbir ,      Tehlil    ve   dualarla   başlar.Yeşil   ışıklı direklerin   arasında,   erkekler   koşar   adımlarla   yürür   (Hervele).   Yeşil   direkler arasında    her    gidiş    ve    gelişte:    “Rabbim!    Günahlarımızı    bağışla.    Bize merhamet    et.    Bize    ikram    et.    Bizim    bildiğimiz    ve    bilmediğimiz    bütün      kusurlarımızı   biliyorsun,   bunları   affet.   Çünkü   Sen   mutlak   güç,   kerem   ve ihsan   sahibi   olansın”   diye   dua   eder.   Merve’ye   varınca   bir   şavt   tamamlanmış olur.   Burada   da   yine   Kabe’ye   yönelerek   Tekbir ,   Tehlil    ve   Salavat -ı   şerife     getirir,   dua   eder.   Sonra   Merve’den   Safa’ya   doğru   yürür.   Safa’ya   varınca ikinci   şavt   tamamlanmış   olur.   Diğer   şavtlar   da   aynı      şekilde   yapılır.   Yedinci şavt tamamlandıktan sonra Merve’de Kabe’ye karşı dönerek dua eder. Tıraş   Olup   İhramdan   Çıkma   :      Saçlar   tıraş   edilmek   suretiyle   ihramdan çıkılır.    Erkekler    saçlarını    dipten    tıraş    eder    veya    kısaltırlar.    Kadınlar    ise      saçlarının    ucundan    parmak    ucu    uzunluğundan    daha    az    olmayacak miktarda   keserler.   Tıraş   olduktan   sonra   umre   ihramından   çıkılmış   olur. İhramdan    çıkma    aşamasına    gelmedikçe    ihramlılar,    kendilerini    de    bir başkasını   da   tıraş   edemezler.   Bu   aşamaya      gelmiş   ihramlı   kimseler   ise, birbirlerini   tıraş   edebilirler.   Bundan   sonra   Temettu   haccı   yapanlara,   hac   için tekrar    ihrama    girinceye    kadar    ihram    yasakları    kalkar.    Kıran    ve    ifrad      haccına    niyet    edenler    ise    ihramlı    kalmaya    devam    ederler.            Temettu haccına   niyet   etmiş   olanlar   böylece   umrelerini   bitirip   ihramdan   çıktıktan sonra,   hac   için   ihrama   girinceye      kadar   Mekke’de   ihramsız   olarak   kalırlar. Hacılar   beş   vakit   namazlarını   Harem-i   Şerif’te   kılmaya   ve   fırsat   buldukça bol   bol   nafile   tavaf   yapmaya   özen      gösterirler.   Harem-i   Şerif’te   Kur’an okumaya   gayret   ederler.   Uzaktan   gelenler   nafile   namaz   yerine,   nafile   tavaf yaparlar.        Zamanlarını    iyi    değerlendirirler,    Mescid-i    Haram’da    gereksiz sohbetlere dalmazlar.    Hac   İçin   İhrama   Giriş   ve   Arafat’a   Çıkış   :   Temettu   haccı   yapanlar uygulamada,   hac   için   ihrama   genellikle   Zilhicce’nin   sekizinci   (Terviye)   günü girerler.      Dolayısıyla   o   gün   geldiğinde   evlerde   ihram   için   ön   hazırlıklar yapılır.    Kerahat    vakti    değilse,    iki    rekat    ihram    namazı    kılınır.        Sonra:      “Allahım!   Senin   rızan   için   hac   yapmak   istiyorum.   Bunu   kolaylaştır   ve   kabul eyle”   diye   niyet   edilir.   Arkasından   Telbiye    getirilerek   hac   için   ihrama   girilir. Böylece   tekrar   ihram   yasakları   başlamış   olur.   Hac   için   ihrama   girildikten sonra,   nafile   bir   tavafın   ardından   haccın   sa’yi   yapılabilir.   Sonunda   sa’y yapılacağı   için   bu      nafile   tavafta   "Iztıba"   ve   "Remel"   yapılır.   Haccın   sa’yini bu    şekilde    önceden    yapanlar    artık    “Ziyaret    tavafı”ndan    sonra    sa’y      yapmazlar.   Fakat   sünnete   uygun   olan,   haccın   sa’yinin   Ziyaret   tavafından sonra   ve   ihramsız   olarak   yapılmasıdır.      Bu   şekilde   ihrama   girildikten   ve   arzu edildiği   takdirde   haccın   sa’yi   yapıldıktan   sonra   kafile   ile   birlikte   Arafat’a hareket      edilir.   Sünnete   uygun   olan,   Zilhiccenin   sekizinci   günü   yani   Terviye günü    sabah    namazını    Mekke-i    Mükerreme’de    kıldıktan        sonra    Mina’ya hareket   etmek   ve   Arefe   gecesini   Mina’da   geçirmektir.   Bu   takdirde   Arafat’a çıkmadan   önce   Mina’da   beş   vakit      namaz   kılınmış   olur.   Buna   göre   Arefe günü   sabah   namazını   Mina’da   kıldıktan   sonra   Arafat’a   hareket   edilir.   Fakat     günümüzde    izdiham    sebebiyle    bazı    organizasyonlarda    Terviye    günü doğrudan    Arafat’a    çıkılmakta    ve    Arefe    gecesi    Arafat’ta    geçirilmektedir. İzdiham   sebebiyle   bu   şekilde   doğrudan   Arafat’a   çıkılmasında   bir   sakınca yoktur.   İntikal   esnasında   Telbiye ,   Tekbir ,   Tehlil ,   Salavat    getirilir   ve   bol bol     dua     edilir.     Bu     mübarek     günlerin     bereketinden     olabildiğince yararlanılmaya   çalışılır.   Arafat’a   varıp   çadırlara   yerleşilir.   Hacı   adayı   bir   süre istirahat   ettikten   sonra   bütün      varlığı   ile   Allah’a   yönelip   dua   eder;   Telbiye , Tekbir     ve    Tehlil     getirir.    Kur’an    okur,    namaz    kılar,    günahlarına    tövbe ederek   göz      yaşı   döker,   zikir   ve   tesbihle   meşgul   olur.   Zeval,   yani   öğle vaktine kadar böylece ibadet etmeye devam eder.   Arafat    :    Öğle    vaktine    kadar    çadırlarda    ibadetle    meşgul    olunarak    bu mübarek   mekanın   ve   zamanın   feyzinden   ve   bereketinden   azami   derecede istifade   etmeye   çalışan   hacı   adayı,   öğleye   doğru   namaz   için   hazırlık   yapar.     Öğle   ezanı   okunduktan   sonra   sünnet   gereği,   öğle   ve   ikindi   namazları birleştirilerek   şöyle   kılınır   (Cem-i   takdim):   Önce   öğlenin   ilk   sünneti   kılınır. Sonra   kamet   getirilerek   öğlenin   farzı   eda   edilir.   Selam   verildikten   sonra teşrik   tekbiri      getirilir.   Arkasından   tekrar   kamet   getirilerek   ikindinin   farzı kılınır.   Selamdan   sonra   teşrik   tekbiri   getirilir.   Böylece   öğle   ve      ikindi   namazı bir    ezan    ve    iki    kametle    eda    edilmiş    olur.    Öğle    ve    ikindi    namazları birleştirilerek    kılındığında    bu    iki    farz    namazı        arasında    başka    namaz kılınmaz.   Bu   sebeple   öğlenin   son   sünnetiyle   ikindinin   sünneti   terk   edilir.        Namazdan   sonra   haccın   en   önemli   rüknü   olan   Arafat   Vakfesi   yapılır.   Arafat Vakfesi,   süresi   içinde   Arafat   sınırları      içinde   ihramlı   olarak   bulunmakla gerçekleşir.   Arafat   vakfesinin   zamanı,   Zilhiccenin   9.   günü,   yani   Arefe   günü öğleyin   Güneş’in   tepe   noktasına   gelip   Batı’ya   meyletmeye   başladığı   andan (Zeval   vaktinden)   bayramın   birinci   günü   fecr-i   sadık      dediğimiz   tan   yerinin ağarmaya    başladığı    ana    kadarki    süredir.    Bu    süre    içinde    bir    an    orada bulunan   kimse   vakfe   farzını      yerine   getirmiş   olur.   Uygulamada   genellikle öğle   ve   ikindi   namazları   birleştirilerek   kılındıktan   sonra   vakfe   için   ayağa kalkılarak   kıbleye      dönülür   ve   birlikte   dua   edilir.   Arafat   duasının   ayakta yapılması   müstehaptır.   Vakfe   esnasında   Telbiye ,   Tekbir ,   Tehlil ,   Tesbih   ve      Salavat    getirilir.   Tevbe,   istiğfar   ve   dua   edilir.   Esas   olan   herkesin içinden   geldiği   gibi   dua   etmesidir.   Ancak   uygulamada      genellikle   Arafat duası   okunur   ve   cemaat   olarak   herkes   bu   duaya   katılır.   Bir   süre   bu   şekilde vakfe   yapılıp   bol   bol   dua      edildikten   sonra   hacılar   Arafat’tan   ininceye   kadar kalan   süreyi   yine   ibadet,   dua   ve   zikirle   değerlendirmeye   çalışırlar.      Güneşin batmasıyla   birlikte   Arafat’tan   Müzdelife’ye   doğru   hareket   başlar.   Yolda   yine Telbiye ,   Tekbir ,   Tehlil ,   Tesbih ,      Salavat    ve   duaya   devam   edilir.   Akşam namazı,   Müzdelife’de   yatsı   vaktinde,   yatsı   namazıyla   birleştirilerek   (cem-i tehirle)  kılınır. Müzdelife   :      Yatsı   vakti   girip   ezan   okunduktan   sonra   kamet   getirilerek   ilk önce   akşam   namazı   kılınır.   Selam   verdikten   sonra   teşrik   tekbiri   getirilir. Sonra    ezan    okunmadan    ve    kamet    getirilmeden    yatsının    farzı    kılınır. Selamdan   sonra   yine   teşrik   tekbiri      getirilir.   Böylece   iki   vaktin   farzı   bir   ezan ve    bir    kametle    eda    edilmiş    olur.    Bundan    sonra    yatsının    son    sünneti kılınabilir.   Daha      sonra   vitir   namazı   kılınır.   Sonra   vakfe   yapılacak   zamana kadar    ihtiyaç    varsa    istirahat    edilir    veya    istiğfar    veya    ibadetle    meşgul olunur.   Bu      arada   şeytana   atılacak   taşlar   toplanır,   temiz   değilse   yıkanır. Taşlar    nohuttan    büyük,    fındıktan    küçük    olmalıdır.    Taşların        burada toplanması   şart   değildir.   Başka   yerlerden   de   temin   edilebilir.   Müzdelife vakfesi,   bayram   gecesi,   gece   yarısından   itibaren   güneşin   doğuşuna   kadarki süre   içerisinde   yapılabilir.   Bu      süre   içinde   kısa   bir   an   bile   burada   bulunan kimse   vakfe   görevini   yerine   getirmiş   sayılır.   Ancak   sünnete   uygun   olan,     Müzdelife   vakfesinin   şafak   söktükten   ve   sabah   namazı   kılındıktan   sonra yapılmasıdır.   Şu   kadar   var   ki,   izdiham   olduğu   durumlarda   gece   yarısından sonra   vakfe   yapıp   ayrılmak   mümkündür.      Arafat   vakfesinde   olduğu   gibi, Müzdelife    vakfesinde    de    Telbiye ,    Tekbir ,    Tehlil ,    Tesbih ,    Salavat   getirilir,   istiğfar   ve   dua      edilir.   Müzdelife   vakfesinden   sonra   Mina’ya   hareket edilir.   Yol   boyunca   Telbiye ,   Tekbir ,   Tesbih ,   Tehlil    ve   duaya   devam     edilerek   Mina’da   kalınacak   çadırlara   gelinir.   İsteyenler   burada   bir   müddet istirahat    edip    ihtiyaç    giderir.    Daha    sonra    kafilenin    uygun    gördüğü    bir zamanda   halk   arasında   Büyük   Şeytan   olarak   tabir   edilen   Akabe   Cemresi’ne taş atmak üzere taşlama (Cemarât) mahalline gidilir.    Cemerât’a   Taş   Atma   (Şeytan   Taşlama)   :   Kurban   Bayramı’nın   1.,   2.,   3. ve   4.   üncü   günlerinde   Mina’da   bulunan   ve   halk   tarafından   "Büyük   Şeytan” olarak   tabir      edilen   Akabe   Cemresi’ne,   "Orta   Şeytan”   olarak   tabir   edilen Orta   Cemre’ye   ve   "Küçük   Şeytan”   olarak   tabir   edilen   Küçük      Cemre’ye usûlüne   uygun   olarak   taşlar   atılmalıdır.         Bayramın   birinci   günü   Büyük Cemre’ye   7,   ikinci,   üçüncü   ve   dördüncü   günlerinde   ise   her   üç   cemreye 7’şer   (21x3=63+7=70)   taş   atılır.   Taşlama   küçükten   büyüğe   doğru   yapılır. Ancak,    Mina’da    kalınmadığı    takdirde    dördüncü    günü        taş    atılması gerekmez.    Uygulamada    bayramın    dördüncü    günü    genellikle    Mina’da kalınmamakta   ve   taş   atılmamaktadır.   (7+21x2=49)      Taşlama   şöyle   yapılır: Taşların   atıldığı   kümeye   yaklaşarak,   atılacak   taş,   sağ   elin   baş   ve   şehadet parmaklarının      uçlarıyla   tutulur.   “Bismillah,   Allahu   ekber   rağmen   li’ş-şeytani ve    hizbih    (Allah’ın    adıyla...Şeytan    ve    taraftarlarına    rağmen,        Allah büyüktür!)”   diyerek   atılır.   Taşların   her   biri   ayrı   ayrı   ve   kümelerin   üzerine veya   kümeleri   kuşatan   havuzlara   düşecek      şekilde   atılır.   Bayramın   birinci günü,    Büyük    cemreye    tarif    edildiği    şekilde    “7”    taş    atılır.    Taşlamaya başlamadan   önce   Telbiye ye   son      verilir.   Taşlama,   bayramın   ikinci   günü tan   yeri   ağarıncaya   kadar   devam   eder.      Bayramın   ikinci   günü,   küçüğünden başlanarak   her   üç   cemreye   7’şerden   toplam   21   taş   atılır.   İkinci   günkü taşlama      zeval   vaktinde   yani   öğleyin   güneşin   tepe   noktasına   gelip   batıya yönelmesiyle   birlikte   başlar,   gece   tan   yeri   ağarıncaya      kadar   devam   eder.     Bayramın    üçüncü    günü    de    ikinci    günde    olduğu    gibi    küçük    cemreden başlamak   üzere   her   üç   cemreye   7’şerden      toplam   21   taş   atılır.   Üçüncü günde    taşlamanın    zamanı    zeval    vaktinden    yani    öğleyin    güneşin    tepe noktasına    gelip    batıya        yönelmesiyle    birlikte    başlar,    gece    tan    yeri ağarıncaya    kadar    devam    eder.    Bayramın    dördüncü    günü    tan    yeri ağarıncaya   kadar   Mina’dan   ayrılmamış   olanlar,   tan   yerinin   ağarmasından itibaren      güneş   batıncaya   kadar   her   üç   cemreye   “7”şerden   toplam   21   taş daha   atarlar.   Tan   yeri   ağarmadan   Mina’dan   ayrılanların      bu   günün   taşlarını atmaları   gerekmez.   Uygulama   da   böyledir.   Taşlamalarda,   çok   kalabalık olan   gündüzün   izdihamlı   saatleri   yerine,   tenha   olan   gece   saatleri,   ya   da akşam   saatleri      tercih   edilmelidir.      Küçük   ve   orta   cemrelere   taş   atıldıktan sonra,    mümkünse    bir    kenara    çekilip    dua    edilir.    Büyük    cemreye    taş atıldıktan      sonra   beklenmez,   orası   hemen   terk   edilir.      Hacda   Cemerât’a   taş atmanın   mazeret   sebebiyle   terk   edilmesinden   dolayı   bir   şey   gerekmez. Hastalık,    yaşlılık    ve        sakatlık    gibi    mazeretlerle    taşları    bizzat    kendisi atamayacak    durumda    olanlar,    vekâlet    vererek    taşları    bir    başkasına attırabilirler.   Ayrıca   vaktinde   atılamayan   taşların,   bayramın   dördüncü   günü güneş   batıncaya   kadar   atılması   mümkündür.      Uyarı:   Herhangi   bir   sıkıntı yaşamamak    için    şeytan    taşlama,    mutlaka    Diyanet    İşleri    Başkanlığının önerdiği      vakitlerde   yapmalıdır.   İzdiham   sonucunda   yaşanan   sıkıntı,   acı, yaralanma   ve   hatta   ölüm   olaylarının   hac      ibadetinin   ruhuyla   bağdaşması mümkün   değildir.   İbadetini   yerine   getirip   sevap   kazanmayı   uman   bazı Müslümanların,   bir   takım   insanların   ölümüne   sebebiyet   vermesinin   dinen asla   tasvip   edilecek   bir   durum      olmadığı   açıktır.   Bunun   temel   nedeni, eğitimsizlik,   bilgi   eksikliği   ve   tedbirsizliktir.   Bu   tür   üzücü   olaylara   sebep olmamak    için    Diyanet    İşleri    Başkanlığının    uyarılarının    mutlaka    dikkate alınması son derece önemlidir Hac    Kurbanı    (Şükür    Hedyi)    :    Temettu    ve    Kıran    haccı    yapanların kesmeleri   vacip   olan   kurbana   ‘Şükür   kurbanı’   (Şükür   Hedyi)   denmektedir. İfrat      haccı   yapanlar   bu   kurbanı   kesmekle   yükümlü   değillerdir.         Her   ne kadar   Sünnete   uygun   olan   hac   kurbanının,   Akabe   Cemre’sine   taş   attıktan sonra    kesilmesi    ise    de,    bunun        duruma    göre    ve    ihtiyaca    binaen    taş atmadan   önce   de   kesilmesi   mümkündür.         Hac   kurbanı,   Harem   Bölgesi sınırları     içerisinde,     bayramın     birinci     günü     tan     yerinin     ağarmaya başlamasından   itibaren      kesilir.   Bir   kimse   hac   kurbanını   bizzat   kendisi kesebileceği    gibi    vekâlet    vererek    bir    başkasına    da    kestirebilir.    Nitekim İslâm        Kalkınma    Bankası,    bedelini    ödeyenlerin    kurbanlarını,    onlara vekâleten    kestirmektedir.    Hac    kurbanının    etinden    sahibi    dahil        herkes yiyebilir.      Hacılar,   Kurban   Bayramında   şartlarını   taşıyan   her   müslümanın kesmekte   olduğu   kurbanı   (udhiyye)   kesmek   zorunda   değillerse   de   sevap kazanmak    için    nafile    olarak    kesebilirler.    Bu    takdirde    vekâlet    vererek memleketlerinde  kestirmeleri daha uygun olur.   Tıraş    Olup    İhramdan    Çıkma    :    İhramdan    saçları    dipten    tıraş    veya kısaltmak    suretiyle    çıkılır.    Bunun    için    zamanı    gelince    erkekler    saçlarını dipten      tıraş   eder   veya   kısaltırlar.   Kadınlar   ise   saçlarının   ucundan   bir   miktar keserler.    Böylece    hac    ihramından    çıkışın    birinci    aşaması    (ilk    tehallül) gerçekleşmiş   olur   ve   eşiyle   ilişki   dışında   kalan   geçici   ihram   yasakları   kalkar.        Sünnete   uygun   olan   şekliyle   hacta   tıraş   olup   ihramdan   çıkma   zamanı, bayramın   birinci   günü   Akabe   Cemresi’ne   taş      atılıp   kurban   kesildikten sonradır.      Bayramın      birinci   günü,   önce   Akabe   Cemresi’ne   taş   atılır,   sonra kurban   kesilir,   daha      sonra   da   tıraş   olup   ihramdan   çıkılır   (taş,   baş,   tıraş). Ancak   özellikle   günümüz   şartlarında   milyonlarca   insanın   kısa   bir      sürede Akabe      Cemresi’ne   taş   atamayacakları   ve   yüz   binlerce   kurbanın   bir   anda kesilemeyeceği   göz   önüne   alındığında,   taş   atmadan      ve   kurban   kesmeden ihramdan çıkılmasında bir sakınca yoktur.   Ziyaret   Tavafı   :   Haccın   ikinci   rüknü   olan   “İfada   tavafı”   ya   da   ‘Ziyaret tavafı’,   tıraş   olup   ihramdan   çıktıktan   sonra   yapılır.   Ziyaret   tavafının   vakti, bayramın   ilk   günü   gece   yarısından   itibaren   başlar.   Uygulamada   ziyaret tavafı,   genellikle   tıraş   olup      ihramdan   çıktıktan   sonra   yapılmaktadır.   Fakat tıraş    olmadan,    ihramdan    çıkmadan    da    yapılabilir.        Ziyaret    tavafının,      bayramın   ilk   üç   gününde   yapılması   sünnete   uygun   ise   de,   daha   sonraki günlerde   de   yapılabilir.   Özellikle   günümüz      şartlarında   haccın   çok   kalabalık olması   sebebiyle   ziyaret   tavafının   daha   sonraki   günlerde      yapılmasında   bir sakınca      yoktur.      Ziyaret   tavafının   tamamlanmasıyla   hac   ihramından   çıkışın ikinci   aşaması   (ikinci   tehallül)   da   gerçekleşmiş   olur   ve      eşiyle   ilişki   yasağı da   ortadan   kalkmış   olur.   Özel   hallerinde   bulunan   kadınlar,   ziyaret   tavafını bu   halleri   sona   erinceye   kadar   ertelerler.   Hac   organizasyonlarında      bu durumdaki   hanımların,   özel   günlerinden   sonra   tavaflarını      yapabilmeleri için   gerekli   düzenlemeler   yapılmaktadır.      Arafat’a   çıkmadan   önce   haccın sa’yini     yapmamış     olanlar,     ziyaret     tavafından     sonra     haccın     sa’yini yapacaklarından      tavaf   esnasında   ıztıba   ve   remel   yaparlar.   Daha   önce haccın   sa’yini   yapanlar   ise,   tavafta   ıztıba      ve   remel   yapmazlar.      Haccın   aslî vaciplerinden   olan   sa’yin   yerine   getirilmesinin   ardından   hacı   artık   Mekke’de kaldığı    süre    içinde    beş        vakit    namazı    Harem-i    Şerif’te    kılmaya    özen gösterir.   Kalan   günlerini   olabildiğince   verimli      bir   şekilde   değerlendirmeye     çalışır.   Bunun   için   bol   bol   nafile   tavaf   yapar.   Özellikle   ifrat   haccı   yapanlar, hactan    önce    umre    yapmadıkları    için,    bayramın        dördüncü    gününden itibaren umre yapabilirler.    Veda   Tavafı   :      Hacca   Mikat   sınırları   dışından   gelmiş   olanlar   (Âfâkiler) Mekke’den   ayrılmadan   önce   “Veda   Tavafı”   yaparlar.   Hacıların   hacla   ilgili olarak   yapacakları   bu   son   göreve   “Sader   Tavafı”   da   denir.      Veda   Tavafı, “Allahım!   Senin   rızan   için   Veda   tavafı   yapmak   istiyorum.   Bunu   kolaylaştır ve   kabul   eyle”   diye   niyet      edilerek   yapılır.   Tavafın   arkasından,   tavaf   namazı da    kılındıktan    sonra    çokça    dua    edilir,    af    ve    mağfiret    dilenir.    Nihayet      ayrılığın   üzüntüsü   içinde   göz   yaşlarıyla   Kabe’ye   ve   Mescid-i   Haram’a   veda edilir.         Özel   halleri   sona   ermeden   Mekke’den   ayrılmak   zorunda   kalan hanımlar,   veda   tavafı   yapmazlar.      Ziyaret   tavafından   sonra   herhangi   bir nafile   tavaf   yapılıp   veda   tavafı   yapılmadan   Mekke’den   ayrılma   durumunda     kalınmışsa, yapılan bu nafile tavaf, veda tavafı sayılır.  B. İfrad Haccı’nın yapılışı                   İfrad   haccı,   umresiz   yapılan   hacdır.   İfrad   haccı   yapacak   olan   kişi, ihrama   girerken   “Allahım!   Senin   rızan   için   hac   yapmak   istiyorum.   Bunu kolaylaştır   ve   kabul   eyle”   diyerek   yalnız   hacca   niyet   eder   ve   Telbiye   getirir.   Böylece   yalnız   hac   için   ihrama   girer   ve   hactan   önce   umre   yapamaz. Bu   şekilde   artık   bayramın   birinci   günü   tıraş   oluncaya   kadar   hac   ihramıyla kalır    ve    ihramdan    çıkmaz.    Mekke-i    Mükerreme’de    bulunduğu    günlerini olabildiğince   güzel   bir   şekilde   değerlendirmeye      özen   gösterir,   bol   bol   tavaf yapar.      İfrad   haccına   niyet   eden   kişinin   Mekke’ye   varınca   yapacağı   ilk   tavaf, Kudûm   Tavafı’dır.   Bunun   için   “Allahım!   Senin      rızan   için   ‘Kudûm   Tavafı’ yapmak   istiyorum.   Bunu   kolaylaştır   ve   kabul   eyle”   diye   niyet   ederek   tavaf yapar.   Haccın   sa’yini      Kudûm   tavafının   ardından   yapabilir.   Bu   takdirde Kudûm   tavafını   yaparken   “Iztıba”   ve   “Remel”   yapar.   Haccın   sa’yini   Kudûm     tavafının    ardından    yapmış    olanlar,    artık    Ziyaret    tavafından    sonra    sa’y yapmazlar.      İfrad   haccı   yapanların   Hac   kurbanı   (Şükür   Hedyi)   kesmeleri gerekmez. Ancak arzu ederlerse nafile olarak  kesebilirler. C. Kıran Haccı’nın Yapılışı Kıran   haccı,   aynı   yılın   hac   aylarında   Umre   ve   Hacca   birlikte   niyet ederek   ikisini   aynı   ihramla   yapmaktır.   Kıran   haccı   yapacak   olan   kimse, ihrama   girerken   “Allahım!   Senin   rızan   için   umre   ve   hac   yapmak   istiyorum. Bunları   kolaylaştır   ve   kabul   eyle”   diyerek   niyet   eder   ve   Telbiye    getirir. İhrama    girdikten    sonra    bayramın    birinci    günü    tıraş    oluncaya    kadar ihramdan   çıkamaz.   Kıran   haccı   yapan   kimsenin   Mekke’ye   varınca   yapacağı ilk   tavaf   umre   tavafıdır.   Bunun   için,   “Allahım!   Senin   rızan   için   umre   tavafı yapmak   istiyorum.   Bunu   kolaylaştır   ve   kabul   eyle.”   diye   niyet   ederek   umre tavafını   yapar.   Bu   tavaftan      sonra   umrenin   sa’yi   yapılacağından   tavafta “Iztıba”   ve   “Remel”   yapılır.   Tavaftan   sonra   umrenin   sa’yi   yapılır.   Sa’ydan sonra        tıraş    olunmaz    ve    bayramın    birinci    günü    tıraş    oluncaya    kadar ihramda    kalmaya    devam    edilir.        Kıran    haccına    niyet    eden    kimsenin, umresini   tamamladıktan   sonra   Kudûm   tavafı   yapması   sünnettir.   Kudûm tavafından   sonra   isterse   haccın   sa’yini   yapabilir.   Bu   takdirde   artık   Ziyaret tavafından   sonra   sa’y   yapmaz.   Sa’yi,   Kudûm      tavafından   sonra   yapacaksa, tavafta   ıztıba   ve   remel   yapar.   Bundan   sonra   Arafat’a   çıkıncaya   kadar   nafile tavaf   ve   ibadetle   meşgul   olur.   Beş   vakit   namazını   Harem-i   Şerif’te   kılmaya özen gösterir.  Kıran haccı yapanlar da, hac kurbanı (şükür hedyi) keserler.  D. Hacda Kadınlarla İlgili Bazı Özel Durumlar Hac    ve    umrenin    yerine    getirilişi    açısından    kadınlarla    erkekler    arasında görülen farklar şunlardır:  1.   Kadınlar   için   erkeklerde   olduğu   gibi   özel   bir   ihram   kıyafeti   söz   konusu değildir.   Kadınlar   hac   esnasında   da   elbise,      baş   örtüsü,   çorap,   ayakkabı   gibi her zaman giydikleri kıyafetlerini giyerler. Yalnızca yüzlerini örtmezler.  2.   Telbiye ,   Tekbir ,   Tehlil ,   Salavat    okurken   ve   dua   ederken   erkeklerin yaptığı gibi seslerini yükseltmezler.   3. Remel ve Hervele yapmazlar.   4.    İzdiham    olan    yerlerde    mümkün    olduğu    kadar    erkeklerin    arasına girmemeye    özen    gösterirler.    Özellikle    namaz        kılarken,    erkek    safları arasında kalmayıp kadınlara ait yerlerde namaz kılarlar.  5.   Adetliyken   ihrama   giren   veya   ihrama   girdikten   sonra   adet   görmeye başlayan    hanımlar,    tavaf    dışında,    haccın        bütün    menasikini    yerine getirebilirler. Tavafı özel günleri geçtikten sonra yaparlar.  6.   Adetliyken   ihrama   giren   ve   ihrama   girdikten   sonra   adetleri   bitmeden Arafat’a   çıkmak   durumunda   kalan   hanımlar,   ihrama   girerken   İfrad   haccına niyet etmelidirler.  
Bilgi için Lütfen Arayınız 0 312 310 84 35 0 542 214 54 02